Estetik tasarımlarıyla dikkat çeken Afrodite banyo serisi aynı zamanda işlevsel olma özelliğiyle de banyolarda fark yaratıyor. Afrodite banyo serisinin sabunluk, sıvı sabunluk, diş fırçalık, tuvalet kağıtlığı, havluluk, tuvalet fırçası, ayaklı WC seti, ayna ve cam raf gibi aksesuarlarıyla banyolarda şık bir bütünlük sağlayabilirsiniz.
Duvara vidalanarak kolay uygulama avantajı sunan bu banyo aksesuarları, ayrıcalıklı görünümleriyle, klasik banyo dekorasyonlarından sıkılanlara farklı stil oluşturma olanağı sağlıyor ve ev sahibini temsil eden bir ruh kazandırıyor.
Porselen ve pirincin birleşmesiyle muhteşem bir uyum sergileyen Afrodite banyo aksesuarlarını isteğe göre farklı tarzlarda ve konseptlerde dekore edilmiş banyolarda uygulayarak düzenli ve şık bir görünüm sağlamanız mümkün.
85 yıllık deneyimi ve güvenirliği ile müşterilerinin ihtiyaçlarına yönelik tasarlanan ve geliştirilen ürünler sunan Häfele, İstanbul Dudullu’da bulunan merkez mağaza ve stok alanlarını içeren tesisleri ve yurt çapında konumlanan bayi ağıyla iş ortaklarına daha hızlı ve verimli hizmet sunmayı hedefliyor.
Türkiye pazarında mobilya, kapı aksesuar ve donanım alanlarında hizmet veren Häfele, uzman kadrosu ve sektörde eşi bulunmayan 100 bin farklı üründen oluşan geniş ürün yelpazesi ile iş ortaklarının ihtiyaçlarını karşılayacak en uygun çözümleri tek elden sunuyor.
1 Şubat 2009 Pazar
Aydınlatma Seçenekleri
Platform Aydınlatma, estetik ve fonksiyonu bir arada barındıran Pero adlı yeni ürünü piyasaya sundu. Pero’nun en büyük avantajlarından biri, aynı gövdede flood ve spot etkiyi bir arada barındırması. A1 kalite sacdan imal edilmiş olan Pero’nun sıva altı ve sıva üstü, kare ve yuvarlak form seçenekleri mevcut. Opal difüzörün homojen etkisi de oldukça etkileyici.
Pek çok mekânda uygulama imkânı olan üründe t5 simit flüoresan lamba ve qr 111 halojen lamba kombine olarak bulunuyor. Ayrıca üründe qr 111 spot yönlendirilebiliyor. Pero’da elektronik balast ve elektronik transformatör kullanılması sayesinde lamba ömrü olumlu etkileniyor. Siyah, beyaz ve gri çerçeve seçenekleri bulunan ürünü, iki devre halinde anahtarlamak mümkün.
Pek çok mekânda uygulama imkânı olan üründe t5 simit flüoresan lamba ve qr 111 halojen lamba kombine olarak bulunuyor. Ayrıca üründe qr 111 spot yönlendirilebiliyor. Pero’da elektronik balast ve elektronik transformatör kullanılması sayesinde lamba ömrü olumlu etkileniyor. Siyah, beyaz ve gri çerçeve seçenekleri bulunan ürünü, iki devre halinde anahtarlamak mümkün.
Dekorasyonda Yenilik
Zıtlıklar üzerine kurulu bohem stili, karmaşık ve yalın desenleri bir araya getirerek eğlenceli ve zarif bir tarz yaratıyor. Bohem stili birbirine paralel ilerleyen moda ve dekorasyon dünyasını kasıp kavuruyor.
Podyumlarda çiçek desenli elbiseleriyle salınan güzel modeller hippi rüzgârları estirirken, evlerde ise karmaşık desenler özgürce kullanılıyor.
Artık tekdüze tasarımlardan sıkılan insanlar kolayca ayırt edilecek bir stil yaratmanın peşinde. Paris'teki Printemps mağazasında gerçeklesen Boho Attitude, Bohem Eğilimi sergisinin direktörü olan Florence Muller bu stilin, özgürlükten yola çıkan, XIX. yüzyıl romantizminden etkiler taşıyan hippi ruhunu yansıttığını açıklıyor.
Geçtiğimiz ocak ayında Paris Maison&Objet fuarında, Bizarre Bazar alanında da dekorasyondaki değişim vurgulanarak amacından farklı kullanılan değişik stillerdeki objeler bir arada sergileniyordu.
Bu sergi ve fuarlarda gördüğümüz gibi dada ve gerçeküstü kavramları evde hâkim olan tüm dekorasyon kurallarını altüst ediyor.
Minimalizm tutkunları bu yeni stil karşısında büyük üzüntüye boğuluyorlar. Zen stilinden bıkanlar ise farklı kavramları, renkleri ve dönemleri bir araya getiren bu yeni tarzı hayranlıkla takip ediyorlar.
İki tasarımcıdan oluşan Cornmittee'nin Lladro porselenlerini geri dönüştürerek yeni tasarımlara imza atması gibi, Paul Smith de yeni formlara bürünen klasik diye açıkladığı tasarım anlayışıyla eski tasarımlardan yeni ürünler yaratıyor.
Patchwork'lerinizde egzotik dokunuşlarla değişik etkiler yaratmak sizin elinizde. Uzakdoğu veya değişik coğrafyalarda çıktığınız seyahatlerden biriktirdiğiniz kumaşları bir araya getirin ve orijinal tasarımlara imza atın.
Yalnız kumaşların desenlerinin birbirlerine karışmamasına ve göz yorucu renklerde olmamasına dikkat edin. Ne de olsa bohem havasını evinize taşırken bir sirk etkisi yaratmak istemezsiniz.
Podyumlarda çiçek desenli elbiseleriyle salınan güzel modeller hippi rüzgârları estirirken, evlerde ise karmaşık desenler özgürce kullanılıyor.
Artık tekdüze tasarımlardan sıkılan insanlar kolayca ayırt edilecek bir stil yaratmanın peşinde. Paris'teki Printemps mağazasında gerçeklesen Boho Attitude, Bohem Eğilimi sergisinin direktörü olan Florence Muller bu stilin, özgürlükten yola çıkan, XIX. yüzyıl romantizminden etkiler taşıyan hippi ruhunu yansıttığını açıklıyor.
Geçtiğimiz ocak ayında Paris Maison&Objet fuarında, Bizarre Bazar alanında da dekorasyondaki değişim vurgulanarak amacından farklı kullanılan değişik stillerdeki objeler bir arada sergileniyordu.
Bu sergi ve fuarlarda gördüğümüz gibi dada ve gerçeküstü kavramları evde hâkim olan tüm dekorasyon kurallarını altüst ediyor.
İki tasarımcıdan oluşan Cornmittee'nin Lladro porselenlerini geri dönüştürerek yeni tasarımlara imza atması gibi, Paul Smith de yeni formlara bürünen klasik diye açıkladığı tasarım anlayışıyla eski tasarımlardan yeni ürünler yaratıyor.
Patchwork'lerinizde egzotik dokunuşlarla değişik etkiler yaratmak sizin elinizde. Uzakdoğu veya değişik coğrafyalarda çıktığınız seyahatlerden biriktirdiğiniz kumaşları bir araya getirin ve orijinal tasarımlara imza atın.
Yalnız kumaşların desenlerinin birbirlerine karışmamasına ve göz yorucu renklerde olmamasına dikkat edin. Ne de olsa bohem havasını evinize taşırken bir sirk etkisi yaratmak istemezsiniz.
Yeni Yıl Trendleri
3 ünlü trend tahmin ajansı, 2009 yılının olası trendlerini şimdiden belirledi. Fransız trend ajansı Nelly Rodi 2009 ilkbahar-yaz sezonu için dört tema hazırlamış. 80'lerin sokak stili, doğanın renkleri ve efektleri, kültürel seyahatler ve Japon sokak stili bu temaları oluşturan kodlar.
Nelly Rodi Hakkında
Nelly Rodi tarafından 23 yol önce kurulan ajans, ev tekstili, dekorasyonu, endüstriyel tasarım, mimari, moda ve kozmetik alanlarında kendini ispat etmiş bir firma.
Crafty street (Sokaktan gelen sesler)
80'lerin sokak stili ve şehir yaşamından belirgin detaylar kendini gösteriyor. Sokak posterlerinden esinlenerek hazırlanan renk paleti, toprak renklerinin solgun ve kirlenmiş halinden oluşuyor. Koton, denim ve teknik kumaşlar kullanılıyor. 80'lerin sonundaki Brookiyn tarzı bu eğitimin ilham kaynağı. Maskülen, sokak çetesi çağrışımı yapan materyaller, renkler ve giysiler insanları etkisi altına alıyor. Dekorasyonda ve modada XXL formlar dikkat çekiyor.
Acid Alice (Küçük Japon Kız)
Japon gençlerinin sokak stilinden yola çıkarak hazırlanan bu temada oyuncak bebek renkleri yer alıyor. Amber, bej, açık pembe tonları siyahla birlikte kullanılıyor. Soft marshrnallow tonları, fuşya ile kombinlenerek tekno bir ruh kazanıyor. Naif ama teknik bir görünüme sahip kumaşları naif çiçek desenleri süslüyor. Hafif parlak kumaşlar, lafta ve satenler temada yer alan diğer tekstiller arasında Kimonodan yola çıkılarak tasarlanan üstler, oyuncak bebek stili ve plili elbiseler modada yer alırken, dekorasyon dünyası ise origaminin yarattığı efektlerden ilham alıyor.
ECO love (Doğaya aşık)
Doğadan esinlenilmiş sade ve elegan görüntü bu temanın ana fikrini oluşturuyor. Kum ve su renklerinden oluşan renk paleti doğanın dinginliğini gündelik yaşama taşıyor. Organik koton ve yıkamalı ipek gibi tekstiller kullanıyor İskandinav tarzı geometrik desenler, stilize çim ve yaprak motifleri tekstillerde yer alıyor. Şık marin tarzı ve geometrik yapılarıyla ön plana çıkan tasarımlar, temada yer alan detaylar arasında.
Savannah seduction (Şık seyyah)
Kültürlerin çeşitliliği ve seyahat temalarının bir araya gelmesinden oluşan bu tema kesinlikle salaşlığın değil şıklığın altını çiziyor. Bitkisel renklerin çamurlu ve tozlu tonları, kırmızı, kahverengi, avokado, karamel renkleri, menekşe, solgun pembe ve gökyüzü mavisi ile birlikte kullanılıyor. Moda da koyu renk denimleri, koton ve ipek karışımı etnik desenlerle şekillenmiş kumaşlar dikkat çekiyor. Dekorasyonda ve modada seksi atmosferler yer alıyor.
Trend: Pozitif olmak
Carlin International 2009 yılı trendlerini pozitif olma teması altında topluyor. Komplekslerinden arınmış bireyler ve mekânlar, kendisiyle barışık mutlu evler yaratıyor.
Carlin International Grup hakkında
Fransız kökenli Carlin International Group, uzun zamandır Türkiye'de Concordia trend ve tasarım danışmanlığı adıyla faaliyet gösteriyor.
Hollanda merkezli Concordia'nın koordinatörlüğünü yapan Alev Ozgan aynı zamanda Carlin International'ın Türkiye temsilciliğini yürütüyor.
2009 ilkbahar-yaz trendleri
Opus (Eser): Otantik beyazlar, gelenekselle teknolojik olanın harmanı, klasik inciden esinlenmeler, metalik konstrüksiyonlar ve maksimum kişiselleştirme için imzalar ile şekil bulan bir tema olan Opus'u, romantik high-tech olarak da tanımlayabiliriz.
Affinity (İlgi): Bu tema, insan vücudunun yuvarlak hatları ve ten dokunuşunun duyumsallığı etrafında anlatılan pozitif bir yönlendirme.
Impact (Etki): Canlı renklerle günlük yaşamın mükemmel kılınması. Aslında bu temayı endişe uyandıran ekolojik kaygıları pozitif çözümlere dönüştürebilmek için bir reçete olarak da tanımlayabiliriz. Tema geometrik sinyaller, renkli geri dönüşüm malzemeleri ile anlatılıyor.
Alchimie (Simya): Alchimie teması, tabiatın özünde yer alan kıymetleri tasarım için ilham alınan unsurlara dönüştürüyor. Minerallerin kesitleri, doğal taşların parlaklıkları ya da denizlerin derinliklerinde yer alan hazineler yeni lüks kavramlarına dönüşerek iç mekânlara gizli saklı parlaklıklar getiriyorlar.
Transition (Geçiş): Küresel ısınma ile ortaya çıkan iklim değişikliklerinin şehirde oluşturduğu değişimler hayal ediliyor. Bu tema hızı pozitif hayallere yönlendiriyor, egzotik ormanların yeşillerini, gür bitkilerini, hayvanlarını şehre davet ediyoruz. Tropikal rölyefler, çiçek anlatımları, vintage bir bitki ağı ve suyun taze efekti temayı özetleyecek noktalar.
2009–2010 sonbahar-kış trendleri
Compatibility (Uyuşma): Carlin International, yaz sezonunda Affinity ile şekillendirdiği tarzı kış sezonuna bağlıyor. Bahar renkleri kışa taşınıyor. Esnek ahşaplar, kolay şekillenebilen malzemeler, yuvarlak formlar, ferahlık ve genişlik tema da yer alan anahtar kelimeler.
lntefsexion (Cinslerin harmanı): Sezonun sosyolojik açıdan önemli teması lntersexion cinsiyetlerin kesişmesi anlamına geliyor. Tema stil anlamında günlük yaşam objelerini mükemmel kılmak ve yaşam tarzını iyileştirmeyi amaçlıyor.
Becoming {Kültür-teknoloji kucaklaşması): Tema, Uzakdoğu'ya ait geleneksel zenginlikler batının gelenekselleri ile harmanlarken tamamen modern malzemeler, teknolojik yeniliklerden yararlanıyor. Become temasını oryantal barok, dijital folk, plastik antik gibi yönlendirmelerle özetleyebiliriz.
Automania (Benzersizi arama): Aşırı kısmiselleştirmeye bağlı olarak iç mekânını farklı kılma dürtüleriyle ortaya konulan bu tema için yaz sezonunu renk ile yıkayan Impact temasının devamı da diyebiliriz. İç mekân olabildiğince fantezi bir dünyaya dönüşüyor, klasiklerin kodları ile oynanıyor, farklı dönemler birbirine harmanlanıyor.
Excellence (Kalite): Bu tema iç mekânın teatral havasını devam ettirmeye imkân veren bir anlatıma sahip. Modern bir atmosfer içerisinde XV. yüzyıl esinlenmeleri yer alıyor. Masif, gösterişli, heykelsi formlar, aşınmış yüzeyler bu temanın görsel efektlerini oluştururken, slow food akımı yaşam tarzı olarak öne çıkıyor.
Global kültürlerin çeşitliliği
2009 için WGSN üç farklı tema belirlemiş: Connect, Extraordinary ve Transform. Bir yandan gerçek hayattaki iyileri koruyup geliştirerek daha fazla hayatımızda yer almalarını sağlarken, diğer yandan da geleceğin bize getireceği gelişimlerden faydalanmak üzerine kurulu bir yasam tarzı 2009'da bizi bekliyor.
WGSN hakkında
WGSN moda, tasarım ve stil dünyasına online bilgi, araştırma ve trend analizi sağlayan dünyanın önde gelen global bir bilgi servisi. Kuruluşunun 10. yılını kutlayan WGSN'in merkezi Londra'da; ayrıca New York, Paris, Barselona, Hong Kong, Seul, Los Angeles, Melbourne ve Tokyo gibi birçok yerde de ofisleri bulunuyor. WGSN'in Ortadoğu, Balkan ülkeleri ve Türkiye müdürlüğünü Müjde Abdiş Güçlü yapıyor.
Transform (Dönüşüm)
Global kültürlerin çeşitliliğine odaklanan bir tema Parlak renkler, pragrnatik sokak grafikleri, grafitıler, retro teknikler fazlaca kullanılıyor. Bu temaya özellikle pop art güçlü bir ilham kaynağı olmuş. WGSN tasarımcılarının seyahatlerinde ilham aldıkları görsel referanslar tüm temaların çıkış noktaları. Bu temada özellikle renkler Hindistan, Vietnam, Laos gibi şehirlerden esinlenerek hazırlanmış. Transform renk paletinde bulunan parlak renkler bir arada kullanmaya alışkın olmadığımız cesur kombinasyonlarla karşımıza çıkıyor. Parlak lake cilalar ve airbrush teknikleri kullanılıyor. Desenler geometrik kontrast renk kullanımlı ve retro hissini koruyor.
Extraordinary (Sıra dışı)
Geçmişten referanslar kullanmak aslında birçok yeni tasarım için ortak çıkış olarak kullanılıyor. Extraordınary'de geçmiş zamanların geleneksel el sanatları ve hobileri tekrar keşfediliyor. Geleneksel motifler, malzemeler, günlük modern hayata giriyor. El yapımı dekoratif süslemeler, nakıslar, etaminler, eski seramik fincan takımlarının desenleri ve renkleri, retro yer karoları gibi geçmişten referanslarla nostaljik bir hava yaratılıyor. Desenlerde floral fonlar, işlemeli desenler ya da jakarlı dokular, koton örmeler ve kroşelerle birlikte kullanılıyor.
Connect (Bağlantı)
Günümüz modern şehir yaşantısına eko-bilinçle hassas bir yaklaşım. Yumuşak renk paletiyle doğadan ilham alınan detaylar ön planda. Connect temasında ürünlere biraz daha duygusal bakılıyor ve malzemeler duyarlılıkla yaratılıyor. Tarihten referanslarla yeni bir perspektif oluşturuyor. Ürünler ile duygusal bağlar kurabilmek çok önemli. Uzun ömürlü doğal malzemeler, ham yün, doğal taş. terracotta, bakır ve ahşap kullanılıyor. Botanik desenler ham keten ve yıkanmış ketonlarla uyumlu. Mat seramikler ise yumuşak pastel renklerde tercih ediliyor.
Nelly Rodi Hakkında
Nelly Rodi tarafından 23 yol önce kurulan ajans, ev tekstili, dekorasyonu, endüstriyel tasarım, mimari, moda ve kozmetik alanlarında kendini ispat etmiş bir firma.
Crafty street (Sokaktan gelen sesler)
ECO love (Doğaya aşık)
Trend: Pozitif olmak
Carlin International 2009 yılı trendlerini pozitif olma teması altında topluyor. Komplekslerinden arınmış bireyler ve mekânlar, kendisiyle barışık mutlu evler yaratıyor.
Carlin International Grup hakkında
Fransız kökenli Carlin International Group, uzun zamandır Türkiye'de Concordia trend ve tasarım danışmanlığı adıyla faaliyet gösteriyor.
Hollanda merkezli Concordia'nın koordinatörlüğünü yapan Alev Ozgan aynı zamanda Carlin International'ın Türkiye temsilciliğini yürütüyor.
2009 ilkbahar-yaz trendleri
Opus (Eser): Otantik beyazlar, gelenekselle teknolojik olanın harmanı, klasik inciden esinlenmeler, metalik konstrüksiyonlar ve maksimum kişiselleştirme için imzalar ile şekil bulan bir tema olan Opus'u, romantik high-tech olarak da tanımlayabiliriz.
Affinity (İlgi): Bu tema, insan vücudunun yuvarlak hatları ve ten dokunuşunun duyumsallığı etrafında anlatılan pozitif bir yönlendirme.
Impact (Etki): Canlı renklerle günlük yaşamın mükemmel kılınması. Aslında bu temayı endişe uyandıran ekolojik kaygıları pozitif çözümlere dönüştürebilmek için bir reçete olarak da tanımlayabiliriz. Tema geometrik sinyaller, renkli geri dönüşüm malzemeleri ile anlatılıyor.
Alchimie (Simya): Alchimie teması, tabiatın özünde yer alan kıymetleri tasarım için ilham alınan unsurlara dönüştürüyor. Minerallerin kesitleri, doğal taşların parlaklıkları ya da denizlerin derinliklerinde yer alan hazineler yeni lüks kavramlarına dönüşerek iç mekânlara gizli saklı parlaklıklar getiriyorlar.
Transition (Geçiş): Küresel ısınma ile ortaya çıkan iklim değişikliklerinin şehirde oluşturduğu değişimler hayal ediliyor. Bu tema hızı pozitif hayallere yönlendiriyor, egzotik ormanların yeşillerini, gür bitkilerini, hayvanlarını şehre davet ediyoruz. Tropikal rölyefler, çiçek anlatımları, vintage bir bitki ağı ve suyun taze efekti temayı özetleyecek noktalar.
Compatibility (Uyuşma): Carlin International, yaz sezonunda Affinity ile şekillendirdiği tarzı kış sezonuna bağlıyor. Bahar renkleri kışa taşınıyor. Esnek ahşaplar, kolay şekillenebilen malzemeler, yuvarlak formlar, ferahlık ve genişlik tema da yer alan anahtar kelimeler.
lntefsexion (Cinslerin harmanı): Sezonun sosyolojik açıdan önemli teması lntersexion cinsiyetlerin kesişmesi anlamına geliyor. Tema stil anlamında günlük yaşam objelerini mükemmel kılmak ve yaşam tarzını iyileştirmeyi amaçlıyor.
Becoming {Kültür-teknoloji kucaklaşması): Tema, Uzakdoğu'ya ait geleneksel zenginlikler batının gelenekselleri ile harmanlarken tamamen modern malzemeler, teknolojik yeniliklerden yararlanıyor. Become temasını oryantal barok, dijital folk, plastik antik gibi yönlendirmelerle özetleyebiliriz.
Automania (Benzersizi arama): Aşırı kısmiselleştirmeye bağlı olarak iç mekânını farklı kılma dürtüleriyle ortaya konulan bu tema için yaz sezonunu renk ile yıkayan Impact temasının devamı da diyebiliriz. İç mekân olabildiğince fantezi bir dünyaya dönüşüyor, klasiklerin kodları ile oynanıyor, farklı dönemler birbirine harmanlanıyor.
Excellence (Kalite): Bu tema iç mekânın teatral havasını devam ettirmeye imkân veren bir anlatıma sahip. Modern bir atmosfer içerisinde XV. yüzyıl esinlenmeleri yer alıyor. Masif, gösterişli, heykelsi formlar, aşınmış yüzeyler bu temanın görsel efektlerini oluştururken, slow food akımı yaşam tarzı olarak öne çıkıyor.
Global kültürlerin çeşitliliği
2009 için WGSN üç farklı tema belirlemiş: Connect, Extraordinary ve Transform. Bir yandan gerçek hayattaki iyileri koruyup geliştirerek daha fazla hayatımızda yer almalarını sağlarken, diğer yandan da geleceğin bize getireceği gelişimlerden faydalanmak üzerine kurulu bir yasam tarzı 2009'da bizi bekliyor.
WGSN hakkında
WGSN moda, tasarım ve stil dünyasına online bilgi, araştırma ve trend analizi sağlayan dünyanın önde gelen global bir bilgi servisi. Kuruluşunun 10. yılını kutlayan WGSN'in merkezi Londra'da; ayrıca New York, Paris, Barselona, Hong Kong, Seul, Los Angeles, Melbourne ve Tokyo gibi birçok yerde de ofisleri bulunuyor. WGSN'in Ortadoğu, Balkan ülkeleri ve Türkiye müdürlüğünü Müjde Abdiş Güçlü yapıyor.
Extraordinary (Sıra dışı)
Connect (Bağlantı)
Yaşamsal Perdeler
İnsan vücudundan ilham alan desenlerle zıtlığın çekiciliğini yansıtan renkleri bir araya getirdi... Broderi Narin, yeni tasarımlarını yansıtan son koleksiyonu Life Reflection ile yaşama sıradışı bir estetik katıyor.
İnsan vücudu ve onun yaşam sistemlerinden ilham alan koleksiyonun 4 ana deseninden Ice Age insanın kaburgasını, Unirecord omurgasını, Fragile kan dolaşım sistemini, System ise kromozomları yansıtan çizgiler taşıyor. Modern tasarımın en çarpıcı örneklerini barındıran Life Reflection Koleksiyonu’nda, ana desenler çok sayıda versiyon ve zemin seçenekleriyle mekana masalsı efektler katıyor. Çarpıcı renklerin yarattığı zıtlıklar da, yaratıcı uygulamaları tahrik ediyor...
Broderi Narin’in dünya pazarında büyük ilgi gören yeni Life Reflection Koleksiyonu, baskın iri desenleri ve çarpıcı renk seçenekleri ile de dikkat çekiyor. Koleksiyonda yer alan zıt renkler, alışılagelmişin dışında yaratıcı kombinasyon fikirlerini tetikliyor. File tül veya organzaya, tafta ile birlikte flok ya da brode olarak uygulanan desenler, transparan zeminde 3 boyutlu efektler yaratıyor.
Esin kaynağını insan vücudu ve yaşam sistemlerinden alan Life Reflection Koleksiyonu, sorgulayan bir yaratıcılık içinde, renk ve desenlerin dilini kullanarak, adeta varoluş öyküsünü yeniden yazıyor. Tasarımında insan anatomisini esas alan bir çizgide, vücudun farklı yaşam sistemlerini farklı desen gruplarına dönüştüren koleksiyon, 4 ana desen temasını zengin versiyonları, renk ve zemin seçenekleriyle barındırıyor.
Yaşamın sırrını yansıtan desenler...
Life Reflection Koleksiyonu’nu hazırlarken İnsana ait rontgen ve emarlardan birebir yararlanan Broderi Narin tasarımcıları, alışagelmişin dışında özgün bir modern çizgi ortaya koyuyorlar. İnsan vücudunun detaylarına dokunan bu doğal yansıma, hayat ve ışık sağlayan güneş ile içtenlikli bir temas için, pencerelere giydiriliyor. Bu denli insana ait ve hayatın parçası olarak doğan desenler, her tarz ve her mekanda kendini ifade edecek uygun bir köşe bulmakta hiç zorlanmıyorlar.
Koleksiyonun ana desenleri arasında yer alan ve insan kaburgasından yola çıkılarak tasarlanan Ice Age, zıt renklerle kullanıldığında, bir tablo kadar modern ve estetik şık mekanlar yaratabilme sihrine sahip. Ice Age desen grubu düz ve çarpıcı renklerle birlikte ve özellikle organza versiyonunda, kışkırtıcı ve aykırı mekanlara yol açıyor.
Unirecord ise, insan omurgasından etkilenerek yaratılan bir desen grubu. Adı da zaten buradan geliyor. Vücuttaki kan dolaşımı sistemini çağrıştıran Fragile ise, insan hayatının ne kadar kırılgan olduğunu vurgulayan, son derece ince ve nazik bir desen. Dore ve lame versiyonları ile kullanıldığı her ortamda ciddi bir fark yaratıyor. System ise, kromozomlardan yola çıkarak tasarlandı. Fizik, metafizik ve felsefenin görsel sentezi niteliğindeki desen grubu, kusursuzluğu yansıtıyor.
İnsan vücudu ve onun yaşam sistemlerinden ilham alan koleksiyonun 4 ana deseninden Ice Age insanın kaburgasını, Unirecord omurgasını, Fragile kan dolaşım sistemini, System ise kromozomları yansıtan çizgiler taşıyor. Modern tasarımın en çarpıcı örneklerini barındıran Life Reflection Koleksiyonu’nda, ana desenler çok sayıda versiyon ve zemin seçenekleriyle mekana masalsı efektler katıyor. Çarpıcı renklerin yarattığı zıtlıklar da, yaratıcı uygulamaları tahrik ediyor...
Broderi Narin’in dünya pazarında büyük ilgi gören yeni Life Reflection Koleksiyonu, baskın iri desenleri ve çarpıcı renk seçenekleri ile de dikkat çekiyor. Koleksiyonda yer alan zıt renkler, alışılagelmişin dışında yaratıcı kombinasyon fikirlerini tetikliyor. File tül veya organzaya, tafta ile birlikte flok ya da brode olarak uygulanan desenler, transparan zeminde 3 boyutlu efektler yaratıyor.
Esin kaynağını insan vücudu ve yaşam sistemlerinden alan Life Reflection Koleksiyonu, sorgulayan bir yaratıcılık içinde, renk ve desenlerin dilini kullanarak, adeta varoluş öyküsünü yeniden yazıyor. Tasarımında insan anatomisini esas alan bir çizgide, vücudun farklı yaşam sistemlerini farklı desen gruplarına dönüştüren koleksiyon, 4 ana desen temasını zengin versiyonları, renk ve zemin seçenekleriyle barındırıyor.
Yaşamın sırrını yansıtan desenler...
Life Reflection Koleksiyonu’nu hazırlarken İnsana ait rontgen ve emarlardan birebir yararlanan Broderi Narin tasarımcıları, alışagelmişin dışında özgün bir modern çizgi ortaya koyuyorlar. İnsan vücudunun detaylarına dokunan bu doğal yansıma, hayat ve ışık sağlayan güneş ile içtenlikli bir temas için, pencerelere giydiriliyor. Bu denli insana ait ve hayatın parçası olarak doğan desenler, her tarz ve her mekanda kendini ifade edecek uygun bir köşe bulmakta hiç zorlanmıyorlar.
Koleksiyonun ana desenleri arasında yer alan ve insan kaburgasından yola çıkılarak tasarlanan Ice Age, zıt renklerle kullanıldığında, bir tablo kadar modern ve estetik şık mekanlar yaratabilme sihrine sahip. Ice Age desen grubu düz ve çarpıcı renklerle birlikte ve özellikle organza versiyonunda, kışkırtıcı ve aykırı mekanlara yol açıyor.
Unirecord ise, insan omurgasından etkilenerek yaratılan bir desen grubu. Adı da zaten buradan geliyor. Vücuttaki kan dolaşımı sistemini çağrıştıran Fragile ise, insan hayatının ne kadar kırılgan olduğunu vurgulayan, son derece ince ve nazik bir desen. Dore ve lame versiyonları ile kullanıldığı her ortamda ciddi bir fark yaratıyor. System ise, kromozomlardan yola çıkarak tasarlandı. Fizik, metafizik ve felsefenin görsel sentezi niteliğindeki desen grubu, kusursuzluğu yansıtıyor.
Osmanlı Mimarisinde İç Mekanlar
Osmanlı mimarisi basit, kullanışlı, ince, zarif, vakur ve heybetlidir. Muhteşem saray tipi XIX.asırda Batı'dan gelerek girmiştir. Bununla beraber Allah adına yapılan camiler tamamen abidevidir. Camiler çevreleri bir sürü sosyal müessese ile örülür ve bir "külliye" teşkil ederler. Osmanlılar fevkalâde imarcıdır. Yapıları kendi medeniyetine ait olmasa bile ihtimamla korur. İmar görülmediği hiçbir imparatorluk köşesi yoktur.
Dişinden tırnağından arttıran mütevazı mahalle zenginleri bile, bir mescid yaptıramadığı takdirde bir çeşme yaptırır veya bir mektep tamir ettirir. Toplum anlayışı fevkalâde güçlüdür. Kendilerinden sonraki nesiller içinde şefkat fikri çok gelişmiştir. Mimar Sinan'ın dünya tarihinin en büyük mimarlarından biri belki birincisi olduğunda ittifak vardır. Bir asır yaşayan ve son yarım asrını mimarbaşı olarak geçiren Sinan şu eserleri yapmıştır. 81 cami, 50 mescid, 55 medrese, 19 türbe, 14 imaret, 3 hastahane, 7 su bendi (baraj), 8 köprü, 16 kervansaray, 33 saray, 32 hamam, 6 mahzen, 7 d'arulkurrâ. Bu 441 eser bütün imparatorluğa dağılmıştır.
Camiler
Osmanlı her çeşit yapı yapmıştır. Fakat en önemlileri şüphesiz camilerdir. Cami bir şehirde merkez teşkil ediyor ve pek çeşitli binalar etrafını çevirerek bir kültür sitesi halini alıyordu. Bunlara "Selâtin Camii" deniliyordu. Başta padişahlar olmak üzere hânedan mensuplarının yaptırdıkları daha çok bu şekildeydi. Camilerde zarif, sade, fakat süzülmüş bir zevk mahsulü olan çini, mermer, tahta veya sıva üzerine nakış gibi süslemeler vardı.
Dişinden tırnağından arttıran mütevazı mahalle zenginleri bile, bir mescid yaptıramadığı takdirde bir çeşme yaptırır veya bir mektep tamir ettirir. Toplum anlayışı fevkalâde güçlüdür. Kendilerinden sonraki nesiller içinde şefkat fikri çok gelişmiştir. Mimar Sinan'ın dünya tarihinin en büyük mimarlarından biri belki birincisi olduğunda ittifak vardır. Bir asır yaşayan ve son yarım asrını mimarbaşı olarak geçiren Sinan şu eserleri yapmıştır. 81 cami, 50 mescid, 55 medrese, 19 türbe, 14 imaret, 3 hastahane, 7 su bendi (baraj), 8 köprü, 16 kervansaray, 33 saray, 32 hamam, 6 mahzen, 7 d'arulkurrâ. Bu 441 eser bütün imparatorluğa dağılmıştır.
Camiler
Osmanlı her çeşit yapı yapmıştır. Fakat en önemlileri şüphesiz camilerdir. Cami bir şehirde merkez teşkil ediyor ve pek çeşitli binalar etrafını çevirerek bir kültür sitesi halini alıyordu. Bunlara "Selâtin Camii" deniliyordu. Başta padişahlar olmak üzere hânedan mensuplarının yaptırdıkları daha çok bu şekildeydi. Camilerde zarif, sade, fakat süzülmüş bir zevk mahsulü olan çini, mermer, tahta veya sıva üzerine nakış gibi süslemeler vardı.
Mimari Yaklaşımlar ve Cam
Sanat tarihinin eski mimari örneklerinde cama rastlayamayız. Mısır, Mezopotamya, erken Anadolu, İnka, Aztek, Pers ve Uzakdoğu gibi devleşen mimari örnekleri bunu doğrular.
Bunun nedeni camın bulunuşunun mimari kadar eski olmayışındandır. Ayrıca cam buluşundan da mimariye geçiş sanıldığı kadar hızlı olmamıştır. Aradaki zaman farkına, camın pahalı oluşu ve mimaride kullanılacak teknik yapıya erişememiş olmasını neden olarak gösterebiliriz.
Cam ile mimari arasındaki ilişki pek eski olmamakla birlikte yine bu ilişki fantastik olarak başlamıştır. Öyleki bir taş kafese doldurulan veya yerleştirilen cam parçaları mimariye önemli bir katkı da sağlayamadığı gibi yine önemli bir mimari elemanı olmaktan uzak kalmıştır.
Bu uzaklık tabii ki camın ihtiyaç maddesi olarak mimariye sokulmasından sonra giderilmiştir. Şöyle ki, bir pencereden ışık elde edilirken dış etkenlere karşı camın ışık geçiren bir tampon vazifesi görmesi ve bunun sonraları estetik bir düzene yönetilmesiyle yani vitrayın türemesiyle başlar, hız kazanır ve gelişir.
Ne var ki bu devirlerde cam yine lüks bir mimari elemanı olarak görünmektedir. Cam ancak pek şanslı sayabileceğimiz nadir yapılarda kullanılıyordu. Yani yaygın değildi. Bunun sebebi cam yapma tekniğinin belli kişiler arasında meslek sırrı olarak kalmasından, dolayısıyla tekniğinin hızlı bir gelişim sağlayamamasından ileri geliyordu.
Yakın yüzyıllara kadar mimaride cam belirli boşluklara (pencere kapı v.b.) yerleştiriliyordu. Mimariye bir biçim vermekten uzaktı. Dış mimariden daha çok iç mimaride baskındı.
Bilhassa ortaçağda ve sonraları mimaride camın görevi dini konuları tasvir eden, anlatan vs tanıtan ışıklı duvar resimleri oluşuydu. Daha yaklaşık bir deyimle dini konuların ışık yardımıyla mimari elemanlarda gösterilmesini sağlamasıydı.
Camın yaygın olarak mimariye katılışı, mimaride kullanılışı birkaç yüzyılı aşmaz. İlle de mimariye biçim verişi ve mimaride taş, tuğla gibi ve onlardan daha önde bir malzeme gibi kullanılışı çok daha yakın yıllara rastlar.
Artık bugün cam en önde gelen yapı malzemesi olmuştur. Bu nedenle mimariye biçim verebildiği gibi herhangi bir mimaride en ağır basan malzeme olmaktadır. Camın mimaride kullanılışı çeşitli yerlerde, çeşitli anlam ve fonksiyonlara dayanır. Bunları kısaca sınıflayalım:
Kaplama malzemesi olarak; gerek iç gerekse dış ortamlarda, tavanlarda ve döşemede harç v.b. malzeme ile yapıştırarak. Bölme, ayırma veya kapatma malzemesi olarak; Çelik. alüminyum, bakır, kurşun gibi madeni, ahşap, beton veya alçı qibi çeşitli malzemelerden yapılmış konstrüksiyon önderliğinde. Saydam, yan saydam veya saydam olmayacak şekilde ve bir-iki mm. den cam tuğla kalınlığına kadar kapı ve pencerelerde, dış fasatlarda, kaplamada, mimaride iç hacim sağlama nedeniyle bölme duvarlarında paravan ve benzeri kısmî ayırmalarda. Dekoratif yani süsleme elemanı olarak: Saydam, yarı saydam veya saydam olmayacak şekillerde: Pencere, kapı ve bölmelerde iç, dış duvar, tavan ve zeminlerde kullanılmıştır.
Bizi ilgilendiren resimciliğin, cam resimciliğinin bir sanatıdır. Bu her şeyden önce bir duvar sanatı, bir pencereleme sanatı, bir camın verebileceği renkli ve renksiz ışık sanatıdır.
Mimari bakımdan olanakları duvarla açık yüzeyler arasında çeşitli değişiklikler skalasından meydana gelmektedir. Mimarinin ayrılmaz, kopmaz bir parçasıdır. Muvaffakiyetini mimari ile olan uyuşumu sağlar.
Yerini ve ortamını bulamayan bir cam düşünülemez. Yapılacak işlem ancak ve ancak belirli bir yere göre olmasıdır. 12. ve 13. yüzyıl camlarının başarısı acaba nerede dersek, şüphesiz mimari düzenin camlar için elverişli oluşunda bulacağız.
Galerie des Arts`da Theo Kerg "Geçirgen renkli müzik betonu ` diye adlandırdığı ışıklı duvarından söz ederken şöyle demektedir.
“Negatif elemanlarda camlar yerlerini dışarı dönük boşluklarını içeri doğru alan betona bırakıyor. Oraya Styropor konarak akustik ayarlanabiliyor. Böylece bugün mimaride cam duvar olmanın yanı sıra bir akustik, bir ses ışık duvarı olabilmektedir.
Bunun nedeni camın bulunuşunun mimari kadar eski olmayışındandır. Ayrıca cam buluşundan da mimariye geçiş sanıldığı kadar hızlı olmamıştır. Aradaki zaman farkına, camın pahalı oluşu ve mimaride kullanılacak teknik yapıya erişememiş olmasını neden olarak gösterebiliriz.
Cam ile mimari arasındaki ilişki pek eski olmamakla birlikte yine bu ilişki fantastik olarak başlamıştır. Öyleki bir taş kafese doldurulan veya yerleştirilen cam parçaları mimariye önemli bir katkı da sağlayamadığı gibi yine önemli bir mimari elemanı olmaktan uzak kalmıştır.
Bu uzaklık tabii ki camın ihtiyaç maddesi olarak mimariye sokulmasından sonra giderilmiştir. Şöyle ki, bir pencereden ışık elde edilirken dış etkenlere karşı camın ışık geçiren bir tampon vazifesi görmesi ve bunun sonraları estetik bir düzene yönetilmesiyle yani vitrayın türemesiyle başlar, hız kazanır ve gelişir.
Ne var ki bu devirlerde cam yine lüks bir mimari elemanı olarak görünmektedir. Cam ancak pek şanslı sayabileceğimiz nadir yapılarda kullanılıyordu. Yani yaygın değildi. Bunun sebebi cam yapma tekniğinin belli kişiler arasında meslek sırrı olarak kalmasından, dolayısıyla tekniğinin hızlı bir gelişim sağlayamamasından ileri geliyordu.
Yakın yüzyıllara kadar mimaride cam belirli boşluklara (pencere kapı v.b.) yerleştiriliyordu. Mimariye bir biçim vermekten uzaktı. Dış mimariden daha çok iç mimaride baskındı.
Bilhassa ortaçağda ve sonraları mimaride camın görevi dini konuları tasvir eden, anlatan vs tanıtan ışıklı duvar resimleri oluşuydu. Daha yaklaşık bir deyimle dini konuların ışık yardımıyla mimari elemanlarda gösterilmesini sağlamasıydı.
Camın yaygın olarak mimariye katılışı, mimaride kullanılışı birkaç yüzyılı aşmaz. İlle de mimariye biçim verişi ve mimaride taş, tuğla gibi ve onlardan daha önde bir malzeme gibi kullanılışı çok daha yakın yıllara rastlar.
Artık bugün cam en önde gelen yapı malzemesi olmuştur. Bu nedenle mimariye biçim verebildiği gibi herhangi bir mimaride en ağır basan malzeme olmaktadır. Camın mimaride kullanılışı çeşitli yerlerde, çeşitli anlam ve fonksiyonlara dayanır. Bunları kısaca sınıflayalım:
Bizi ilgilendiren resimciliğin, cam resimciliğinin bir sanatıdır. Bu her şeyden önce bir duvar sanatı, bir pencereleme sanatı, bir camın verebileceği renkli ve renksiz ışık sanatıdır.
Mimari bakımdan olanakları duvarla açık yüzeyler arasında çeşitli değişiklikler skalasından meydana gelmektedir. Mimarinin ayrılmaz, kopmaz bir parçasıdır. Muvaffakiyetini mimari ile olan uyuşumu sağlar.
Yerini ve ortamını bulamayan bir cam düşünülemez. Yapılacak işlem ancak ve ancak belirli bir yere göre olmasıdır. 12. ve 13. yüzyıl camlarının başarısı acaba nerede dersek, şüphesiz mimari düzenin camlar için elverişli oluşunda bulacağız.
Galerie des Arts`da Theo Kerg "Geçirgen renkli müzik betonu ` diye adlandırdığı ışıklı duvarından söz ederken şöyle demektedir.
“Negatif elemanlarda camlar yerlerini dışarı dönük boşluklarını içeri doğru alan betona bırakıyor. Oraya Styropor konarak akustik ayarlanabiliyor. Böylece bugün mimaride cam duvar olmanın yanı sıra bir akustik, bir ses ışık duvarı olabilmektedir.
Kusursuz Sandalye
Vendo’nun Türkiye temsilciliğini yürüttüğü Humanscale’den devrim yaratan bir iş ve konferans sandalyesi: Diffrient. Bir Niels Diffrient tasarımı olan ve Orgatec 2008’de büyük beğeni toplayan Devrimci İş Fikirlerinin Ayrılmaz Parçası Diffrient
Diffrient, gelişmiş ergonomik fonksiyonlar ve tasarımcısının imzası haline gelen estetik zarafeti ile dikkat çekiyor.
Öncüleri Freedom ve Liberty gibi Diffrient da ayrıcalıklı bir konfor, ilk bakışta sezilebilen bir fonksiyonellik, çağdaş bir yaklaşım ve çevre duyarlılığıyla tasarlandı. Ancak Diffrient’i benzersiz bir seçenek haline getiren asıl unsurlar, onun yeni elastomer malzemeden yapılan oturak/sırt bölümü ve uygun maliyeti.
Vücuda verdiği destek ve konforuyla öne çıkan sandalye, cömertçe boyutlandırılmasına rağmen her tarz ofiste minimum yer kaplıyor. %95 oranında geri dönüştürülebilir malzemeden üretilen Diffrient, 11,3 kg’lık ağırlığıyla klasik bir ofis sandalyesine göre ciddi şekilde hafif.
Diffrient, kullanıcıya otomatikman uyum sağlayan eşsiz bir kullanım rahatlığı getiriyor. Humanscale’in çığır açan karşı denge tasarımının gelişmiş bir versiyonu, Diffrient’ın dinamik yaslanma mekanizmasını temelini oluşturuyor.
Bu mekanizma, herhangi bir manuel ayar gerektirmeksizin sağlıklı bir oturma pozisyonu yaratırken spontane hareketlerde güven veriyor . Yine bir Humanscale yeniliği ve koltuğun fonksiyonel artılarından biri olan kendinden ayarlı omurga desteği ise, harici bir desteğe ya da ek ayar mekanizmalarına duyulan ihtiyacı ortadan kaldırıyor.
Diffrient’ın sırt ve oturak bölümü için Liberty ile aynı file opsiyonlarının yanı sıra elastomer versiyonu da koltuğuotel ve hastane ortamları için ideal hale getiriyor. Diffrient, kolay kullanımı, rahatlıkla ayarlanabilmesi ve ayrıcalıklı konforuyla ofisinizde yeni bir dönem başlatacak.
Diffrient, gelişmiş ergonomik fonksiyonlar ve tasarımcısının imzası haline gelen estetik zarafeti ile dikkat çekiyor.
Öncüleri Freedom ve Liberty gibi Diffrient da ayrıcalıklı bir konfor, ilk bakışta sezilebilen bir fonksiyonellik, çağdaş bir yaklaşım ve çevre duyarlılığıyla tasarlandı. Ancak Diffrient’i benzersiz bir seçenek haline getiren asıl unsurlar, onun yeni elastomer malzemeden yapılan oturak/sırt bölümü ve uygun maliyeti.
Vücuda verdiği destek ve konforuyla öne çıkan sandalye, cömertçe boyutlandırılmasına rağmen her tarz ofiste minimum yer kaplıyor. %95 oranında geri dönüştürülebilir malzemeden üretilen Diffrient, 11,3 kg’lık ağırlığıyla klasik bir ofis sandalyesine göre ciddi şekilde hafif.
Diffrient, kullanıcıya otomatikman uyum sağlayan eşsiz bir kullanım rahatlığı getiriyor. Humanscale’in çığır açan karşı denge tasarımının gelişmiş bir versiyonu, Diffrient’ın dinamik yaslanma mekanizmasını temelini oluşturuyor.
Bu mekanizma, herhangi bir manuel ayar gerektirmeksizin sağlıklı bir oturma pozisyonu yaratırken spontane hareketlerde güven veriyor . Yine bir Humanscale yeniliği ve koltuğun fonksiyonel artılarından biri olan kendinden ayarlı omurga desteği ise, harici bir desteğe ya da ek ayar mekanizmalarına duyulan ihtiyacı ortadan kaldırıyor.
Diffrient’ın sırt ve oturak bölümü için Liberty ile aynı file opsiyonlarının yanı sıra elastomer versiyonu da koltuğu
istanbulda yeni proje
74 metrekare ile 323 metrekare arasında farklı büyüklükte konutlardan oluşan Realistanbul’da konutlar metrekaresi yaklaşık 3 bin liradan satılıyor. Projede inşaatın 2011 yılında tamamlanması planlanıyor
Türköz İnşaat, ittifak İnşaat ve Oliv Yapı ortaklığıyla İstanbul Merter’de temeli atılan Realistanbul projesi, 21 bin metrekare alan üzerinde 5 blokta 295 konuttan oluşuyor. 1+1 stüdyodan 5+1 dublekse kadar 74 metrekare ile 323 metrekare arasında değişik büyüklükte konutlardan oluşan Realistanbul’da konutlar metrekaresi 3 bin liradan satılıyor.
Cep sineması, çok amaçlı spor salonu, çevre düzenlemesi, Fin hamamı, fitness merkezi, spa bulunan projenin her bloğunda resepsiyon hizmeti, kapalı otopark, görüntülü intercom, 24 saat güvenlik, yüzme havuzu, kapalı çocuk oyun alanı, yürüyüş parkurları ile teniz kortu ve basketbol salonu yer alıyor.
İstanbul’da Zeytinburnu, Bakırköy, Güngören ve Bahçelievler’in kesişme noktasında bulunan Realistanbul, metro, tramvay, metrobüs, deniz otobüsü, ve belediye otobüslerinin güzergahına çok yakın bir konumda bulunuyor.
Arazinin yüzde 81’inin yeşil alanlara ayrıldığı projenin temel atma törenine Zeytinburnu, Güngören ve Bahçelievler Belediye Başkanları, Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener, Trabzonspor Yönetim Kurulu, Trabzonspor Teknik Direktörü Ersun Yanal, Trabzonsporlu futbolcular, Milli Takımlar Eski Teknik Direktörü Şenol Güneş’inde aralarında bulunduğu çok sayıda ünlü katıldı.
Türköz İnşaat, ittifak İnşaat ve Oliv Yapı ortaklığıyla İstanbul Merter’de temeli atılan Realistanbul projesi, 21 bin metrekare alan üzerinde 5 blokta 295 konuttan oluşuyor. 1+1 stüdyodan 5+1 dublekse kadar 74 metrekare ile 323 metrekare arasında değişik büyüklükte konutlardan oluşan Realistanbul’da konutlar metrekaresi 3 bin liradan satılıyor.
Cep sineması, çok amaçlı spor salonu, çevre düzenlemesi, Fin hamamı, fitness merkezi, spa bulunan projenin her bloğunda resepsiyon hizmeti, kapalı otopark, görüntülü intercom, 24 saat güvenlik, yüzme havuzu, kapalı çocuk oyun alanı, yürüyüş parkurları ile teniz kortu ve basketbol salonu yer alıyor.
İstanbul’da Zeytinburnu, Bakırköy, Güngören ve Bahçelievler’in kesişme noktasında bulunan Realistanbul, metro, tramvay, metrobüs, deniz otobüsü, ve belediye otobüslerinin güzergahına çok yakın bir konumda bulunuyor.
Arazinin yüzde 81’inin yeşil alanlara ayrıldığı projenin temel atma törenine Zeytinburnu, Güngören ve Bahçelievler Belediye Başkanları, Trabzonspor Kulübü Başkanı Sadri Şener, Trabzonspor Yönetim Kurulu, Trabzonspor Teknik Direktörü Ersun Yanal, Trabzonsporlu futbolcular, Milli Takımlar Eski Teknik Direktörü Şenol Güneş’inde aralarında bulunduğu çok sayıda ünlü katıldı.
Su Tasarrufu
Konutlarda su tüketiminin en çok gerçekleştirildiği banyo ve tuvalet başta olmak üzere kullanımı sürecinde alınacak basit önlem ve uygulamalarla israfın büyük oranda önlenebileceği bildirildi...
Haftada bir kez daha az çamaşır makinesi çalıştırarak yılda 9 ton, 4 kişilik ailenin her ferdinin duş süresini bir dakika kısaltmasıyla 18 ton, diş fırçalamadaki özenle yılda 8 ton su israfını önlemenin mümkün olacağı belirtildi.
Elektrik İşleri Etüt İdaresi (EİEİ) Tanıtım ve Bilinçlendirme Şube Müdürü ve Binalarda Enerji Verimliliğine Yönelik Toplum Bilincinin Artırılması (EnverIPAB) Projesi Koordinatörü Sebahattin Öz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, su sıkıntısının ülkemizin gündemini de en çok meşgul eden konuların başında geldiğini söyledi. Yağmursuz geçen uzun dönemlerde hemen susuz kalınacağının telaşına düşüldüğünü belirten Öz, "Bu nedenle sürekli barajlarımızdaki doluluk oranlarını takip ediyoruz" dedi.
Gizli su kaçağına dikkat!
Öz, evlerde suyu tasarruflu kullanarak hem aile bütçesine önemli oranda katkı hem de çevre açısından yarar sağlanabileceğini bildirdi. Tüketicilerden öncelikle "gizli su kaçağı" olasılığına karşı duyarlı olmasını isteyen Öz, şöyle devam etti:
"Bunu tespit etmek için bütün muslukları kapatıp su sayacını okuyun. İki saat süre ile su kullanmayın. İki saatin sonunda su sayacını tekrar okuyarak su kaçağı olup olmadığını tespit edebilirsiniz. Bozuk musluklardan ve tuvaletlerden sızan su, evinizdeki toplam su tüketiminin yüzde 5’i kadardır. Saniyede bir damla akıtan musluk tamir edilirse yılda 1 ton tasarruf sağlanabilir. Evinizde su israfına son vermek için öncelikle nerede ne kadar su tükettiğinizi bilmelisiniz. Banyo ve tuvalette tüketilen su miktarı evde tüketilen toplam suyun yüzde 70’ini oluşturuyor. Alacağınız küçük önlemlerle su tüketiminizi azaltmanız mümkün."
Öz, tıraş olurken ve dişlerin fırçalanması sırasında gerek duyulmayan sürede suyun kapatılması gerektiğini ifade ederek, "Bir kişi günde bir kez ortalama üç dakika boyunca suyu kapatmadan tıraş olursa, yılda 10 ton su harcar. Yine aynı şekilde bir kişinin günde iki kez bir dakika boyunca suyu kapatmadan diş fırçalaması yılda 8 ton su israfına neden olur" diye konuştu.
Banyo yerine duş yapın
Banyo yaparken 120-150 litre su tüketilirken, duş alırken bunun 40-60 litre arasında değiştiğini anlatan Öz, şunları kaydetti:
"Haftada bir kez bile küveti doldurmak yılda 7,4 ton civarında su harcamaya neden oluyor. 4 kişilik bir ailenin her ferdinin duş süresini bir dakika kısaltmasıyla yılda 18 ton su kurtarılmış oluyor. Ayrıca duş esnasında vücudunuzu veya saçınızı sabunlar veya şampuanlarken suyu açık tutmamaya özen gösterin.
Suyu daha iyi püskürten, ekonomik duş başlıklarını tercih etmek de bir başka önlem. Klasik duş başlıkları dakikada ortalama 15-20 litre su akıtırken, düşük akımlı aeratörlü duş başlıkları dakikada 9-10 litre su tüketir. Böylece 5-6 dakikalık duş esnasında 90-120 litre yerine 45-60 litre su kullanmış olunur. Ayrıca klasik musluklar yerine kolay açılıp kapanan musluklar kullanmak da su tüketimini yüzde 25 azaltır."
Tasarruflu rezervuar kullanın
Öz, dört kişilik bir aile tasarruflu rezervuar kullanarak yılda 17,5 ton su israfının önlenebileceğini ifade ederek, tasarruf için şu önerilerde bulundu:
"Tuvalet rezervuarınızdaki su sızıntılarını mutlaka önleyin ve tuvaleti çöp olarak kullanıp gereksiz yere sifonu çekmeyin. Günde bir kez amacı dışında sifonu çekmeniz halinde yılda 4 ton su harcamış olursunuz. Çamaşır makinesi satın alırken daha az enerji harcayan A sınıfını tercih edin. Haftada bir kez daha az çalışan çamaşır makinesi kullanımıyla yılda 9 ton su tasarrufu sağlanabilir. Evlerde tüketilen suyun yüzde 10’u mutfakta kullanılır. Kişi başına ortalama 35 litreyi bulan günlük su miktarını dikkatli kullanarak büyük oranda düşürmek mümkün. Sebze ve meyveleri önce yarısına kadar su dolu kaba koyup temizleyip sonrasında akar musluk suyunda yıkayın."
Sancaktepe
Haftada bir kez daha az çamaşır makinesi çalıştırarak yılda 9 ton, 4 kişilik ailenin her ferdinin duş süresini bir dakika kısaltmasıyla 18 ton, diş fırçalamadaki özenle yılda 8 ton su israfını önlemenin mümkün olacağı belirtildi.
Elektrik İşleri Etüt İdaresi (EİEİ) Tanıtım ve Bilinçlendirme Şube Müdürü ve Binalarda Enerji Verimliliğine Yönelik Toplum Bilincinin Artırılması (EnverIPAB) Projesi Koordinatörü Sebahattin Öz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, su sıkıntısının ülkemizin gündemini de en çok meşgul eden konuların başında geldiğini söyledi. Yağmursuz geçen uzun dönemlerde hemen susuz kalınacağının telaşına düşüldüğünü belirten Öz, "Bu nedenle sürekli barajlarımızdaki doluluk oranlarını takip ediyoruz" dedi.
Gizli su kaçağına dikkat!
Öz, evlerde suyu tasarruflu kullanarak hem aile bütçesine önemli oranda katkı hem de çevre açısından yarar sağlanabileceğini bildirdi. Tüketicilerden öncelikle "gizli su kaçağı" olasılığına karşı duyarlı olmasını isteyen Öz, şöyle devam etti:
"Bunu tespit etmek için bütün muslukları kapatıp su sayacını okuyun. İki saat süre ile su kullanmayın. İki saatin sonunda su sayacını tekrar okuyarak su kaçağı olup olmadığını tespit edebilirsiniz. Bozuk musluklardan ve tuvaletlerden sızan su, evinizdeki toplam su tüketiminin yüzde 5’i kadardır. Saniyede bir damla akıtan musluk tamir edilirse yılda 1 ton tasarruf sağlanabilir. Evinizde su israfına son vermek için öncelikle nerede ne kadar su tükettiğinizi bilmelisiniz. Banyo ve tuvalette tüketilen su miktarı evde tüketilen toplam suyun yüzde 70’ini oluşturuyor. Alacağınız küçük önlemlerle su tüketiminizi azaltmanız mümkün."
Öz, tıraş olurken ve dişlerin fırçalanması sırasında gerek duyulmayan sürede suyun kapatılması gerektiğini ifade ederek, "Bir kişi günde bir kez ortalama üç dakika boyunca suyu kapatmadan tıraş olursa, yılda 10 ton su harcar. Yine aynı şekilde bir kişinin günde iki kez bir dakika boyunca suyu kapatmadan diş fırçalaması yılda 8 ton su israfına neden olur" diye konuştu.
Banyo yerine duş yapın
Banyo yaparken 120-150 litre su tüketilirken, duş alırken bunun 40-60 litre arasında değiştiğini anlatan Öz, şunları kaydetti:
"Haftada bir kez bile küveti doldurmak yılda 7,4 ton civarında su harcamaya neden oluyor. 4 kişilik bir ailenin her ferdinin duş süresini bir dakika kısaltmasıyla yılda 18 ton su kurtarılmış oluyor. Ayrıca duş esnasında vücudunuzu veya saçınızı sabunlar veya şampuanlarken suyu açık tutmamaya özen gösterin.
Suyu daha iyi püskürten, ekonomik duş başlıklarını tercih etmek de bir başka önlem. Klasik duş başlıkları dakikada ortalama 15-20 litre su akıtırken, düşük akımlı aeratörlü duş başlıkları dakikada 9-10 litre su tüketir. Böylece 5-6 dakikalık duş esnasında 90-120 litre yerine 45-60 litre su kullanmış olunur. Ayrıca klasik musluklar yerine kolay açılıp kapanan musluklar kullanmak da su tüketimini yüzde 25 azaltır."
Tasarruflu rezervuar kullanın
Öz, dört kişilik bir aile tasarruflu rezervuar kullanarak yılda 17,5 ton su israfının önlenebileceğini ifade ederek, tasarruf için şu önerilerde bulundu:
"Tuvalet rezervuarınızdaki su sızıntılarını mutlaka önleyin ve tuvaleti çöp olarak kullanıp gereksiz yere sifonu çekmeyin. Günde bir kez amacı dışında sifonu çekmeniz halinde yılda 4 ton su harcamış olursunuz. Çamaşır makinesi satın alırken daha az enerji harcayan A sınıfını tercih edin. Haftada bir kez daha az çalışan çamaşır makinesi kullanımıyla yılda 9 ton su tasarrufu sağlanabilir. Evlerde tüketilen suyun yüzde 10’u mutfakta kullanılır. Kişi başına ortalama 35 litreyi bulan günlük su miktarını dikkatli kullanarak büyük oranda düşürmek mümkün. Sebze ve meyveleri önce yarısına kadar su dolu kaba koyup temizleyip sonrasında akar musluk suyunda yıkayın."
Sancaktepe
Koleksiyon Mobilya
Koleksiyon, İstinye Park’ta yer alan aksesuar mağazasında eve renk, doku ve hareket getiren aksesuar seçkisinden zengin bir derleme sunuyor. Koleksiyon’un eve bakışını bütünlüklü bir mağazacılık anlayışıyla yansıtan mekanda, Faruk Malhan tasarımı ev tekstili, halı ve kilim grupları, masa üstü objelerin yanı sıra dünyaca ünlü tasarımcıların yüzlerce çeşit akseuar tasarımları yer alıyor. Tüketicinin günlük ihtiyaçlarına hızlı çözüm üretmeyi hedefleyen Koleksiyon İstinye Park’ta, teşhir ve satış bölümlerinin organik bütünlüğü ile “yaşayan” bir mağaza anlayışı sunuyor.
Koleksiyon çağdaş ev’e bütünsel bir bakış getiren çalışmalarının ürünlerini artık şehir merkezlerine de taşıyor. 2004 senesinde ilk temelleri atılan bu çalışmalar ile ev in farklı ihtiyaçlarına tematik bir dilde yeni öneriler hazırlanmaya başlanmıştı. Bu süreç içinde zengin bir seçki oluşturularak, Koleksiyon çatısı altında evin ihtiyaçlarına farklı öneriler geliştirildi.
2004 yılında Koleksiyon bu değişimi “Mobilya showroom’undan büyük mağazacılığa” diyerek duyurmuştu. Bu yaklaşımındaki en önemli fark kendi endüstrisinin ürünlerini satan bir showroom çizgisinden çıkması oldu. Koleksiyon bu dönemde çok sayıda tasarım geliştirerek değişik endüstrilerle iş birliklerine gitti ve farklı üretimler Koleksiyon çatısı altında yer bulmaya başladı. Bu gelişim ticari bir açılımdan çok, markanın editör kimliğinin öne çıkması ile pazara büyük farklılık getirdi.
Bugün Faruk Malhan imzalı çok sayıda obje, masa üstü servis elemanları, tekstil ürünleri, çarşaflar, minderler ve kilimler bu zengin seçkide yer alıyor. Aynı elden çıkmanın verdiği temasal bütünlük sayesinde eve geniş bir yelpaze sunulurken, tüm bunlar ortak bir dilde de buluşturuluyor.
Bu çalışmalar bugüne kadar hep merkez Tarabya mağazada sergilendi ve mobilya ile bir bütünlük içinde sununuldu. Koleksiyon bu doğrultuda tasarlanan ilk aksesuar temalı mağazasını ise İstinye Park bünyesinde, Ekim ayında açtı.
Mağazacılıkta müşteri merkezli bir dönem yaşandığına dikkat çeken Koleksiyon, yeni mağaza anlayışı ile perdesinden bardağına, masa örtüsünden çatal, bıçak ve tabağına evin tüm ihtiyaçlarını tematik bir bütünlükte sunuyor.
Mağazada bütünlüklü anlayış: “Ev içinde yaşayanların hikayesidir”
İstinye Park’taki aksesuar mağazası, Koleksiyon’un gerek ürün seçkisi gerekse proje ve aktiviteleri aracılığıyla sunduğu yaşam tarzını farklı noktalara taşımak üzere yapılan yatırımların ilk durağı olarak nitelendiriliyor. “Ev içinde yaşayanların hikayesidir” tema’sı ile mağazada ev yaşamını özelleştirecek, hikayeleri olan tasarımlar sunuluyor.
Projesi Yalin Tan-Jeyan Ülkü Mimarlık tarafından gerçekleştirilen aksesuar mağazası, günümüz ihtiyaçlarına cevap veren bir mağaza anlayışı sunuyor.
Koleksiyon çağdaş ev’e bütünsel bir bakış getiren çalışmalarının ürünlerini artık şehir merkezlerine de taşıyor. 2004 senesinde ilk temelleri atılan bu çalışmalar ile ev in farklı ihtiyaçlarına tematik bir dilde yeni öneriler hazırlanmaya başlanmıştı. Bu süreç içinde zengin bir seçki oluşturularak, Koleksiyon çatısı altında evin ihtiyaçlarına farklı öneriler geliştirildi.
2004 yılında Koleksiyon bu değişimi “Mobilya showroom’undan büyük mağazacılığa” diyerek duyurmuştu. Bu yaklaşımındaki en önemli fark kendi endüstrisinin ürünlerini satan bir showroom çizgisinden çıkması oldu. Koleksiyon bu dönemde çok sayıda tasarım geliştirerek değişik endüstrilerle iş birliklerine gitti ve farklı üretimler Koleksiyon çatısı altında yer bulmaya başladı. Bu gelişim ticari bir açılımdan çok, markanın editör kimliğinin öne çıkması ile pazara büyük farklılık getirdi.
Bugün Faruk Malhan imzalı çok sayıda obje, masa üstü servis elemanları, tekstil ürünleri, çarşaflar, minderler ve kilimler bu zengin seçkide yer alıyor. Aynı elden çıkmanın verdiği temasal bütünlük sayesinde eve geniş bir yelpaze sunulurken, tüm bunlar ortak bir dilde de buluşturuluyor.
Bu çalışmalar bugüne kadar hep merkez Tarabya mağazada sergilendi ve mobilya ile bir bütünlük içinde sununuldu. Koleksiyon bu doğrultuda tasarlanan ilk aksesuar temalı mağazasını ise İstinye Park bünyesinde, Ekim ayında açtı.
Mağazacılıkta müşteri merkezli bir dönem yaşandığına dikkat çeken Koleksiyon, yeni mağaza anlayışı ile perdesinden bardağına, masa örtüsünden çatal, bıçak ve tabağına evin tüm ihtiyaçlarını tematik bir bütünlükte sunuyor.
Mağazada bütünlüklü anlayış: “Ev içinde yaşayanların hikayesidir”
İstinye Park’taki aksesuar mağazası, Koleksiyon’un gerek ürün seçkisi gerekse proje ve aktiviteleri aracılığıyla sunduğu yaşam tarzını farklı noktalara taşımak üzere yapılan yatırımların ilk durağı olarak nitelendiriliyor. “Ev içinde yaşayanların hikayesidir” tema’sı ile mağazada ev yaşamını özelleştirecek, hikayeleri olan tasarımlar sunuluyor.
Projesi Yalin Tan-Jeyan Ülkü Mimarlık tarafından gerçekleştirilen aksesuar mağazası, günümüz ihtiyaçlarına cevap veren bir mağaza anlayışı sunuyor.
Armatür
İnsanlar alışkanlık gereği armatürü orta pozisyonda kullanıyorlar. Orta konumda % 50 sıcak %50 soğuk su karışımı elde ediliyor. İlk açmada bu yüzden şofben veya kombi istek dışında devreye giriyor. El yıkama veya sebze meyve yıkama gibi kısa süreli kullanımlardan sonra armatür kapatıldığı zaman şofben veya kombi ile ısınan su boruların içerisinde kalıyor.
Günlük kullanımda bu yüzden ihtiyaç olmadığı halde gereksiz yere şofben veya kombi çalıştırılıyor. Bunun sonucu;
Gereksiz enerji kullanımı oluyor Şofben veya kombi kısa süreli tetiklendiğinden dolayı tam anlamıyla yanma olmuyor ve dışarıya yanmamış zehirli gaz salınımı oluyor. Hem dışarıya zararlı gaz salınımından hem de gereksiz enerji kullanımından çevreye zarar verilmiş olunuyor. Şofben veya kombinin istek dışı olarak çok sayıda devreye girmesiyle ateşleme sistemini oluşturan parçalarda arızalar meydana geliyor. Parçaların ömrü kısalıyor. Ekonomik olarak da gereksiz enerji kullanımı faturalara yüklü miktarda yansıyor.
E.C.A. Ar-Ge ekibinin uzun süren çalışmaları sonucu geliştirdiği ve dünya çapında patentini aldığı bu mekanizma, anlatılan sorunların çözümünü kullanıcılarına sunuyor.
TOPAZ Lavabo ve eviye armatürleri kullanıldığı zaman alışkanlıklar değiştirilmeden, kolu yine orta pozisyonda kullanmaya devam ederek sorunların hepsinden kolayca kurtulunuyor. Bunun için tek yapılması gereken şey armatürün gövdesi üzerindeki kolu ihtiyaç olunan sıcaklığa ayarlamak.
Arkadaki kol istenilen pozisyona getirilmek suretiyle kolayca su ve enerji tasarrufu yapılıyor, kullanıcılar bütçelerine ve çevrelerine katkıda bulunabiliyor...
Günlük kullanımda bu yüzden ihtiyaç olmadığı halde gereksiz yere şofben veya kombi çalıştırılıyor. Bunun sonucu;
E.C.A. Ar-Ge ekibinin uzun süren çalışmaları sonucu geliştirdiği ve dünya çapında patentini aldığı bu mekanizma, anlatılan sorunların çözümünü kullanıcılarına sunuyor.
TOPAZ Lavabo ve eviye armatürleri kullanıldığı zaman alışkanlıklar değiştirilmeden, kolu yine orta pozisyonda kullanmaya devam ederek sorunların hepsinden kolayca kurtulunuyor. Bunun için tek yapılması gereken şey armatürün gövdesi üzerindeki kolu ihtiyaç olunan sıcaklığa ayarlamak.
Arkadaki kol istenilen pozisyona getirilmek suretiyle kolayca su ve enerji tasarrufu yapılıyor, kullanıcılar bütçelerine ve çevrelerine katkıda bulunabiliyor...
Temizlik Robotu
Kirlenen çevre koşullarına karşı korunma ihtiyacı, teknolojiden yararlanma ve çeşitli temizlik aletlerinin üretilmesine yol açtı. Çevresel kirlilik dışarıdaki havanın yanı sıra evlerin içerisindeki havayı da tehdit eder duruma geldi. Özellikle evlerin içindeki toz, bakteri gibi gözle görülemeyen zararlı maddelere karşı insanları korumak ve hijyenik şartlar oluşturmak için temizlik robotları üretiliyor. Bugün sanayileşmiş birçok ülkede her evde kullanılmaya başlanan bu robotlar, ülkemizde de yavaş yavaş yaygınlaşıyor.
Erciyes sağlık ve temizlik robotu ofisi Kayseri bölge sorumlusu ve Günpa Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Hamza Yıldız, evlerin havasını tozlardan, kokulardan bakteri ve diğer zararlı maddelerden arındırmak için sağlık ve temizlik robotlarının kullanılması gerektiğini belirtti.
Erciyes sağlık ve temizlik robotu ofisinin 1997 yılında kurulduğunu belirten Yıldız, sağlık ve temizlik robotunun evler için çok gerekli olduğunu söyledi.
Yıldız, çocuklu ailelerin, evlerini tozlar, kokular ve bakterilerden arındırabilmesi için sağlık ve temizlik robotu kullanması gerektiğini belirterek şöyle konuştu: "Eski sistem temizlik süpürgeleri 1907 yılında yapılmış ve günümüze kadar kullanılmıştır. Sadece isim düğme ve renk değişmiş olan temizlik süpürgeleri, toz torbalı olduğundan tam bir temizlik sağlamamaktadır.
Bu süpürgeler topladığı tozun, mikrobun bir kısmını tekrar ortama geri bırakıyor. Sağlık ve temizlik robotunda eski süpürgelerdeki sistem yok, aldığı mikrobu ve tozu suya veriyor. Bir buçuk litre su ile evi temizliyoruz sonra götürüp suyu boşaltıyoruz. Bu kadar zahmetsiz bir iş. İhlas sağlık ve temizlik robotunun vakum yapma, halı yıkama, süpürme, yatak temizliği, halı temizliği, temiz hava verme, kompresör görevi görmeyi de içeren 22 farklı özelliği bulunuyor."
Ürün tanıtımı için müşterilerinin evlerine randevu alarak gittiklerini anlatan Yıldız, ofislerinde 15 kişinin çalıştığını belirterek, "Bir saat süren tanıtımdan sonra ürünümüz beğenilirse bırakıyoruz, beğenilmezse müşterilerimizin çaylarını içip evlerinden çıkıyoruz" diye konuştu.
Temizlik robotu ürünlerinin Rainbow (ABD), Delfin (Almanya) ve Aura Cleanmax İhlas sağlık ve temizlik robotu olmak üzere dünyada 3 ülkede bulunduğunu anlatan Yıldız, İhlas sağlık ve temizlik robotunun geçen yıl Almanya'daki fuara diğer iki rakibi ile katıldığını, işçilik ve teknolojik özellikleri bakımından birincilik ödülü aldığını sözlerine ekledi.
Sancaktepe
Erciyes sağlık ve temizlik robotu ofisi Kayseri bölge sorumlusu ve Günpa Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Hamza Yıldız, evlerin havasını tozlardan, kokulardan bakteri ve diğer zararlı maddelerden arındırmak için sağlık ve temizlik robotlarının kullanılması gerektiğini belirtti.
Erciyes sağlık ve temizlik robotu ofisinin 1997 yılında kurulduğunu belirten Yıldız, sağlık ve temizlik robotunun evler için çok gerekli olduğunu söyledi.
Yıldız, çocuklu ailelerin, evlerini tozlar, kokular ve bakterilerden arındırabilmesi için sağlık ve temizlik robotu kullanması gerektiğini belirterek şöyle konuştu: "Eski sistem temizlik süpürgeleri 1907 yılında yapılmış ve günümüze kadar kullanılmıştır. Sadece isim düğme ve renk değişmiş olan temizlik süpürgeleri, toz torbalı olduğundan tam bir temizlik sağlamamaktadır.
Bu süpürgeler topladığı tozun, mikrobun bir kısmını tekrar ortama geri bırakıyor. Sağlık ve temizlik robotunda eski süpürgelerdeki sistem yok, aldığı mikrobu ve tozu suya veriyor. Bir buçuk litre su ile evi temizliyoruz sonra götürüp suyu boşaltıyoruz. Bu kadar zahmetsiz bir iş. İhlas sağlık ve temizlik robotunun vakum yapma, halı yıkama, süpürme, yatak temizliği, halı temizliği, temiz hava verme, kompresör görevi görmeyi de içeren 22 farklı özelliği bulunuyor."
Ürün tanıtımı için müşterilerinin evlerine randevu alarak gittiklerini anlatan Yıldız, ofislerinde 15 kişinin çalıştığını belirterek, "Bir saat süren tanıtımdan sonra ürünümüz beğenilirse bırakıyoruz, beğenilmezse müşterilerimizin çaylarını içip evlerinden çıkıyoruz" diye konuştu.
Temizlik robotu ürünlerinin Rainbow (ABD), Delfin (Almanya) ve Aura Cleanmax İhlas sağlık ve temizlik robotu olmak üzere dünyada 3 ülkede bulunduğunu anlatan Yıldız, İhlas sağlık ve temizlik robotunun geçen yıl Almanya'daki fuara diğer iki rakibi ile katıldığını, işçilik ve teknolojik özellikleri bakımından birincilik ödülü aldığını sözlerine ekledi.
Sancaktepe
Oval Mutfak
Geniş mutfaklarda oval modern mutfak tezgahları oldukça etkileyici ve göz kamaştırıcı bir görünüşe sahiptir. Pedini firması ürünleri arasında oval şekilde mutfak tezgahlarına yer vermiş.
Aslında mutfak tezgahının oval olması kullananlar için avantaj sağlayacaktır. Mutfağın büyük bir kısmını kaplamasına rağmen geniş mutfaklarda oldukça farklı bir atmosfer oluşabilir. Mutfak tezgahı üzerinde herşeyin de el altında olması kullanımı kolaylaştırır. Modern ve şık bu mutfak tezgahları ile mutfakta zaman geçirmek daha zevkli olacaktır.
Aslında mutfak tezgahının oval olması kullananlar için avantaj sağlayacaktır. Mutfağın büyük bir kısmını kaplamasına rağmen geniş mutfaklarda oldukça farklı bir atmosfer oluşabilir. Mutfak tezgahı üzerinde herşeyin de el altında olması kullanımı kolaylaştırır. Modern ve şık bu mutfak tezgahları ile mutfakta zaman geçirmek daha zevkli olacaktır.
Gardroba Dair
Eşyalara yeni ifadeler kazandırmakta profesyonelleşmeye doğru yol alırken, bu kez de model olarak kendimize gardırop kapaklarını seçtik. İki aşamada gardırobumuzun kapaklarını süsledik.
Eskiyen yüzüyle artık gözünüze hoş görünmeyen bir gardırobunuz varsa elinizde, bu sayfa oldukça işinize yarayacak demektir. Gardırobunuzu belki kıymetli olduğu için gözden çıkaramıyorsunuz, belki de yeni bir gardırop alıp maddi bir külfetin altına girmek istemiyorsunuz. O halde bu uygulamaları gerçekleştirin ve adeta yepyeni bir görünüm kazandırın onlara.
1. Birinci ve daha kolay olan aşamada gardırop kapaklarını sticker dediğimiz altı yapışkanlı desenlerle süsledik. ‹şlem oldukça basit ve zahmetsiz. Temin edeceğiniz, istediğiniz renk ve şekildeki yapışkanlı kağıtları yine kendi zevkinize göre gardırop kapaklarınıza yapıştırın. Daha sağlam ve uzun ömürlü olması için işlem sonunda kapakların üzerine renksiz vernik sürün ve kurumaya bırakın.
2. aşamada boyama yöntemini kullandık. Kurşun kalemle kapaklara çizilen desenler, boya ve fırça yardımıyla içleri boyanmak suretiyle dolduruluyor ve kuruduktan sonra üstüne yine vernik sürülüyor. Gardırop: 595 TL., Mudo Concept.
Eskiyen yüzüyle artık gözünüze hoş görünmeyen bir gardırobunuz varsa elinizde, bu sayfa oldukça işinize yarayacak demektir. Gardırobunuzu belki kıymetli olduğu için gözden çıkaramıyorsunuz, belki de yeni bir gardırop alıp maddi bir külfetin altına girmek istemiyorsunuz. O halde bu uygulamaları gerçekleştirin ve adeta yepyeni bir görünüm kazandırın onlara.
1. Birinci ve daha kolay olan aşamada gardırop kapaklarını sticker dediğimiz altı yapışkanlı desenlerle süsledik. ‹şlem oldukça basit ve zahmetsiz. Temin edeceğiniz, istediğiniz renk ve şekildeki yapışkanlı kağıtları yine kendi zevkinize göre gardırop kapaklarınıza yapıştırın. Daha sağlam ve uzun ömürlü olması için işlem sonunda kapakların üzerine renksiz vernik sürün ve kurumaya bırakın.
2. aşamada boyama yöntemini kullandık. Kurşun kalemle kapaklara çizilen desenler, boya ve fırça yardımıyla içleri boyanmak suretiyle dolduruluyor ve kuruduktan sonra üstüne yine vernik sürülüyor. Gardırop: 595 TL., Mudo Concept.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)